İçeriğe geç

Bektaş Yaylası kaç rakım ?

Bektaş Yaylası’na Yolculuk: Rakımı Merak Eden Genç

Tamam, önce itiraf edeyim: İzmir’de yaşıyorum, deniz manzaralı bir şehirde, ama kafamın içinde sürekli dağlar, yaylalar ve rakımlar arasında geziyorum. Arkadaşlar “İzmir’de deniz kenarında otur, bi’ çay iç, rahatla” derken, ben aklımdan “Bektaş Yaylası kaç rakım acaba?” diye sorular fırlatıyorum. Evet, rakım… İnsanlar “yükseklik” der, ben ise bunu sürekli bir merak ve hafif takıntıyla yaşıyorum.

Sabah Kahvesi ve Rakım Fikri

Sabah kahvemi içerken birden aklıma geldi: “Ya, Bektaş Yaylası kaç rakım?” Hem içimden hem de sesli olarak sordum. Arkadaşım Emre, tabak tabak gözlerini açıp bana baktı:

— Ne sordun şimdi ya?

— Bektaş Yaylası kaç rakım?

— Hangi yayla ya, hadi bana söyle…

İşte bu noktada içimde bir ses: “Sen ciddi misin? İzmir’de oturuyorsun, yaylaya çıkmayı planlamıyorsun bile ama rakımı merak ediyorsun.” Ama işte insan işte, merak öyle bir şey ki durduramıyorsun.

Bektaş Yaylası, Karadeniz’in o meşhur serin ve sisli havasıyla ünlü yaylalarından biri. Rakımı yaklaşık 1.550 metre. Yani İzmir’deki deniz seviyesiyle kıyaslayınca, ben kalkıp oraya gitsem oksijen azlığından midemi tutabilirim gibi bir his. Ama merak… İşte merak başka bir şey, rakım bilgisi kafamda gezip duruyor, sanki bir gizemli hazine keşfi yapacakmışım gibi.

Arkadaş Ortamında Rakım Sohbeti

Arkadaş ortamında bazen böyle saçma ama komik sohbetler açıyorum:

— Dostum, Bektaş Yaylası’na gittin mi?

— Yok, ama rakımını biliyorum, 1.550 metre.

— Hah! Sen nasıl biliyorsun?

— Şey… Google abi dedi…

Tabii bunu söylerken kendi kendime gülüyorum, çünkü Emre’nin tepkisi klasik: “Sen cidden deli misin, neden rakımı biliyorsun?” İşte bu diyalog, benim için gündelik hayatın mini mini komik sahnelerinden biri.

Yayla ve Hayal Kurmak

Bektaş Yaylası kaç rakım sorusunu sorarken aynı zamanda hayal kuruyorum: Sisler, yeşil çayırlar, arada keçiler… Ben de içimden geçiyorum, “Acaba ben o rakımda oksijen eksikliğine dayanabilir miyim?” Ve bir yandan kendi kendime dalga geçiyorum: “İzmir’de deniz kenarında yaşayan tip, Karadeniz yaylasında dağ havası ölçmeye çalışıyor, helal sana.”

Hayal kurmak bana hep iyi gelmiştir. Kahvemi içerken zihnimde yaylanın tepesinde oturuyorum, ellerimde termos, Emre’yi arıyorum:

— Gel ya, yayla muhteşem!

— Ama rakım?

— 1.550 metre… Biraz nefes kesici olabilir.

— Ben gelmem sanırım.

Ve işte burada fark ediyorum ki, rakım sadece bir sayı değil; bir macera çağrısı. Hem biraz fizik bilgisi hem de eğlenceli bir meydan okuma.

Gündelik Hayatta Rakımı Unutmak

Tabii ki İzmir’e döndüğümde işler değişiyor. Rakım bilgisi aklımda, ama gündelik hayat devam ediyor. Markete gitmek, kahve almak, trafikte beklemek… Her şey normal. Ama bazen bir an geliyor, “Bektaş Yaylası kaç rakım?” sorusu yeniden beliriyor, tıpkı eski bir şarkıyı hatırlamak gibi.

Hatta geçen gün otobüste düşündüm:

— Ah, 1.550 metre… Şimdi oksijen sensörü taksam, doğru mu ölçer?

— Yok ya, hadi canım sen de…

İşte o an kendimle dalga geçiyorum. Çünkü rakım ölçmek bir bilim ama benim kafamda bu bilim, komik bir anıya dönüşüyor.

Rakım ve Mizahın Buluşması

Rakım konusu ciddi gelebilir ama benim tarzımda biraz mizahla karışıyor. Arkadaşlarımla konuşurken, rakım meselesi bir tür espri malzemesi haline geliyor. Ben soruyorum, onlar gülüyor, ama sonunda hepimiz bir şey öğreniyoruz.

— Peki ya neden hep yaylalar?

— Çünkü deniz kenarında yaşamak yetmiyor işte, bazen yükseklerde düşünebilmek lazım.

Ve işte burada ortaya çıkıyor içten içe düşündüğüm şey: Rakım sadece yükseklik değil, aynı zamanda perspektif. 1.550 metre, sadece rakam değil; biraz nefes kesen, biraz kafa açan, biraz da insanı kendisiyle dalga geçiren bir rakam.

Bektaş Yaylası’nda Düşünmek ve Gülmek

Bektaş Yaylası kaç rakım sorusu, sadece bilgi değil; bir yolculuk başlatıyor kafamda. İzmir’de yaşarken bile hayal kurabiliyorum. Arkadaşlarımla paylaşıyorum, kendi kendime espriler üretiyorum, bazen dalga geçiyorum. Ama sonunda şunu anlıyorum: Rakım, mesafe, yükseklik… Bunlar hayatın küçük detayları ama fark yaratıyor.

Kendi içimde bir ikilem var: Bir yandan espri yapmak, gündelik komiklikler üretmek; diğer yandan her şeyi fazla düşünmek. Bektaş Yaylası’nın rakımı, bu ikili halimi mükemmel yansıtıyor. Hem güldürüyor hem düşündürüyor.

Sonuç Olarak

Bektaş Yaylası kaç rakım? 1.550 metre. Ama işin aslı, rakamdan daha fazlası var: Arkadaşlarla yapılan mini diyaloglar, iç sesler, hayal kurmalar ve kendi kendine dalgalar… İzmir’de yaşayan bir gencin kafasında, rakım bir merak, bir macera ve bir komik anı kaynağı.

Eğer bir gün yolunuz düşerse, bu yaylaya bakarken hem rakımı hatırlayın hem de içten bir gülümseme takın. Çünkü hayat, tıpkı rakım gibi bazen yükseklerde, bazen eğlenceli ama hep düşündürücü.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci güncel girişbetexper.xyzTürkçe Forum