Hypo’nun Kuruluş Yılı Üzerine Düşünmek Konya’nın sıcak bir akşamında, bilgisayarın başına oturmuş oturmuş Hypo’nun hangi yılda kurulduğunu araştırıyorum. İçimdeki mühendis, sayısal veriler, tarihsel kayıtlar ve kaynak doğruluğu ile ilgileniyor. “Veri olmadan net bir cevap veremezsin,” diyor. Öte yandan içimdeki insan tarafı, yani sosyal bilim meraklısı ben, merakın ve hikâyenin peşindeyim. “Sadece tarihsel rakamlar değil, kurulduğu dönemin koşulları da önemli,” diyor. İşte tam da bu ikili çatışma, Hypo’nun kuruluş yılı üzerine farklı bakış açılarını tartışmayı ilginç kılıyor. Hypo hangi yılda kuruldu sorusuna bakarken ilk olarak klasik tarih yaklaşımını ele almak gerekir. Bazı kaynaklar Hypo’nun 19. yüzyılın son çeyreğinde, özellikle 1870’lerde kurulduğunu…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Netflix İncelemesi Yaparak Para Kazanmak: Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi İstanbul sokaklarında yürürken insanların ekranlara sıkıca tutunduğunu görmek olağan bir durum artık. Toplu taşımada, metroda veya otobüste, kulaklıkla bir dizi izleyen gençler, tabletinde film yorumları yazan yetişkinler… Bu gözlemler beni, “Can you actually review Netflix for money?” sorusunun toplumsal boyutunu düşünmeye itti. Sadece bir gelir kaynağı olarak değil, aynı zamanda cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl farklı etkiler doğurduğunu anlamaya çalıştım. Toplumsal Cinsiyet ve Netflix İncelemeleri Sivil toplum kuruluşunda çalışıyor olmam, farklı toplumsal grupların dijital ekonomi içindeki konumunu yakından gözlemlememe olanak sağlıyor. Kadın arkadaşlarımın çoğu, Netflix içeriklerini…
Yorum BırakBektaş Yaylası’na Yolculuk: Rakımı Merak Eden Genç Tamam, önce itiraf edeyim: İzmir’de yaşıyorum, deniz manzaralı bir şehirde, ama kafamın içinde sürekli dağlar, yaylalar ve rakımlar arasında geziyorum. Arkadaşlar “İzmir’de deniz kenarında otur, bi’ çay iç, rahatla” derken, ben aklımdan “Bektaş Yaylası kaç rakım acaba?” diye sorular fırlatıyorum. Evet, rakım… İnsanlar “yükseklik” der, ben ise bunu sürekli bir merak ve hafif takıntıyla yaşıyorum. Sabah Kahvesi ve Rakım Fikri Sabah kahvemi içerken birden aklıma geldi: “Ya, Bektaş Yaylası kaç rakım?” Hem içimden hem de sesli olarak sordum. Arkadaşım Emre, tabak tabak gözlerini açıp bana baktı: — Ne sordun şimdi ya? — Bektaş…
Yorum BırakAkü Değişiminde Eski Akü Ne Olur? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifi İstanbul sokaklarında yürürken ya da toplu taşımada gözlem yapmak, şehir hayatının sosyal yapısını anlamak için bana sık sık ilham veriyor. Akü değişiminde eski akü ne olur? sorusu, teknik bir işlem gibi görünse de, bu sürecin farklı sosyal gruplar üzerindeki etkilerini düşündüğümüzde, çok daha geniş bir perspektife açılıyor. Ben 29 yaşında bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak, bu tür günlük pratikleri toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından ele almak istiyorum. Eski Akülerin Yol Açtığı Çevresel Eşitsizlik Geçen hafta toplu taşımada, yaşlı bir kadının yanında otururken, araç…
Yorum BırakKalbin Görevleri Nelerdir? Felsefi Bir Yolculuk Bir gün, bir dostum bana “Kalbin görevleri nelerdir?” diye sordu. Anında aklıma sadece biyolojik işlevler gelmedi; kalp sadece kan pompalayan bir organ mı, yoksa insan deneyiminin, duyguların ve ahlaki kararların metaforik merkezi mi? Bu soru, etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefe dallarına dair düşüncelerle birleşince daha da derin bir boyut kazandı. Peki, kalbin görevleri yalnızca biyolojiyle mi sınırlı, yoksa insanın varoluşsal ve bilgiyle ilişkili yönlerini de içeriyor mu? Kalbin Etik Boyutu: Doğru ve Yanlış Arasında Atan Nabız Etik felsefesi, doğru ve yanlışın sınırlarını incelerken kalbi çoğu zaman bir metafor olarak kullanır. Aristoteles, erdem etiği…
Yorum BırakUrduca ve Hintçe Arasındaki Fark Nedir? Toplumsal Cinsiyet ve Çeşitlilik Perspektifi İstanbul’un kalabalık metro hattında ayakta dururken, yanımdaki genç bir kadın Hintçe ile arkadaşına bir şeyler anlatıyordu. Onun tonlamasındaki çeşitlilik ve sözcük seçimi, dilin yalnızca iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda kimlik ve aidiyet göstergesi olduğunu düşündürdü bana. Urduca ve Hintçe arasındaki fark nedir sorusu, sadece gramer ya da alfabe meselesi değil; toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifiyle ele alındığında çok daha katmanlı bir anlam kazanıyor. Sivil toplumda çalışırken gözlemlediğim bir diğer durum, farklı dil topluluklarının sosyal hayatta nasıl algılandığıyla ilgili. İstanbul’daki kültürel etkinliklerde, Pakistan kökenli gençler Urduca konuşurken bazen…
Yorum BırakTelefonda QR Kodu Ne İşe Yarar? – Bir Genç Gözünden Eğlenceli Bir Bakış Merhaba, ben İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, sürekli espri yapan ama aslında her şeyi fazlasıyla kafasına takan biriyim. Ne zaman bir arkadaşım bana “QR kodu nedir?” diye sorsa, ben de onlara “Hadi gel, sana bir QR kodu açıp, bu dünyada nasıl işlediğini göstereyim!” diye şaka yaparım. Ama bu yazıda, biraz daha ciddi olacağım (ya da belki olmayacağım, kim bilir?) ve telefonda QR kodunun ne işe yaradığını anlatacağım. Fakat tabii ki bir yandan da eğlenmeye devam edeceğiz. QR Kodu Nedir ve Neden Her Yerde? QR kodu dediğimiz şey, aslında…
Yorum BırakTavananna Hitit Kraliçesi midir? Kahve ve Geçmiş Üzerine Düşünceler Geçen gün İzmir’in o meşhur sahilinde kahvemi yudumlarken arkadaşım “Tavananna Hitit kraliçesi midir?” diye sordu. Tabii ben de “Ya bunu soracak mıyız şimdi?” dedim kendi kendime, ama bir yandan da merak ettim. Çünkü, biliyorsunuz, ben öyle dışarıdan esprili, içeriden hiper-analitik bir tipim. Kahvemi dökmeden, sosyal medyada paylaşım yapmadan önce, kafamda bin bir senaryo üretiyorum. Hititler ve Kraliçeler: Tarih Kitaplarıyla Dalga Geçmek Hititler… Ah, o tarihi kitapların tozlu sayfaları ve beni uykuya daldıran kronolojik tabloları… Ama bir dakika, Tavananna’dan bahsediyoruz, yani aslında ana kraliçeden! Yani o, sadece “kraliçe” değil, tahtın arkasındaki gizli…
Yorum BırakGiriş: Drag Yarışları ve Toplumsal Perspektif Hayatın içinde bazen hızın, güçsüzlük ve güç arasındaki ilişkilerin sembolü olduğunu fark ederim. Sokakta bir drag yarışına tanık olduğumda, yalnızca motorun sesi değil, insanların tutkusu, heyecanı ve toplumsal kimlikleriyle etkileşimleri ilgimi çeker. Drag yarış arabaları kaç beygir sorusu, yüzeyde teknik bir mesele gibi görünse de, aslında bu hız ve güç kavramlarıyla toplumun normlarını, cinsiyet rollerini ve eşitsizliklerini düşünmek için bir başlangıç noktası olabilir. Drag yarış arabalarının güç kapasitesi genellikle 1.000 ile 10.000 beygir arasında değişir; özel olarak tasarlanmış NHRA Top Fuel dragster’lar 11.000 beygiri aşabilmektedir (NHRA, 2022). Bu sayılar, yalnızca mühendislik başarısını değil, aynı…
Yorum BırakDeyimler ve Edebiyatın Dönüştürücü Gücü Edebiyatın büyüsü, kelimelerin yalnızca anlam taşımakla kalmayıp, semboller ve imgeler aracılığıyla okuyucunun zihninde yeni dünyalar inşa etmesinde yatar. Her sözcük, her cümle, görünmeyeni görünür kılabilir; sıradan bir anlatı bile, ustaca işlenmiş bir bağlamda, derin bir deneyime dönüşebilir. Bu bağlamda deyimler, yalnızca kalıplaşmış sözler değil, kültürel hafızanın birer yansıması ve edebiyatın kendine özgü ritminin taşıyıcılarıdır. Peki, deyimler gerçekten “kalıplaşmış sözler” olarak tanımlanabilir mi? Bu soruyu, edebiyat perspektifinden farklı metinler, türler ve karakterler üzerinden çözümlemek, dilin yaratıcı gücünü daha yakından anlamamıza olanak tanır. Deyimlerin Anlam Yüklü Doğası Deyimler, gündelik dilin ötesine geçen ve anlatı teknikleri ile bütünleşen…
Yorum Bırak