Türkiye’deki En Gollü Maç: Golleri Sayarken Zihin Yorgunluğu
Güzel bir İzmir sabahı… Balkonumdan gelen deniz havası, kahve fincanımdaki buhar, ve en sevdiğim şarkının “durumumu ne yapayım?” gibi derin bir soruya dönüşmüş sözleri. O an, bu dünyada tek derdim olan, “Bugün ne yapmalıyım?” sorusunun cevabını ararken, telefonumda açtığım futbol maçlarının en gollü olanlarını izlemek için hazırlanıyordum. Neden mi? Çünkü ben, futbolu çok severim. Ama asıl konu şu: Türkiye’deki en gollü maç? Hadi, buna biraz derinlemesine bakalım.
Gollerin Peşinden Bir Kez Daha
İzlediğimiz her futbol maçının gollerle, heyecanla, gerilimle bir bağının olduğu gerçeğini hepimiz kabul ediyoruz. Ama bazen o maçlar var ki, sanki top gol atmak için yaratılmış gibi. Adeta topu birisi sahaya bırakmış ve demiş ki: “Hadi bakalım, bu top en çok nereye girebilir?” O maçlar da tarihe geçiyor. Kimisi 5-0, kimisi 6-3… Ama bazı maçlar var ki, o kadar gollü olurlar ki, bir takımın savunması hakikaten neyi savunuyordu, hala sorgularım.
Türkiye’deki En Gollü Maç sorusu aslında futbolseverler arasında çok sık dönen bir sohbet konusu. Neyse ki, ben de bu tür sorulara hemen, “Ooo, biliyorum! Hemen anlatayım” gibi bir tipik hareketle giriyorum. Hatta bazen, eski futbol bilgimle – ki bu bazen tartışmaya yol açsa da – başkalarına “Evet, en gollü maç o, bak gerçekten” diyebiliyorum.
Bir hafta sonu arkadaşlarla buluştuğumuzda, bu konuyu açtık. Tabii ki herkes “en gollü maç”ı kendi çapında savunmaya başladı. Kimi Trabzonspor-Fenerbahçe derbisini, kimi de Galatasaray-Beşiktaş maçını gösterdi. Ama bir gerçek vardı: Türkiye’deki en gollü maç, aslında biraz da saçma bir şekilde bizim yaşadığımız anlar kadar gülünç olabilirdi.
Bir Arkadaş Sohbeti: Golleri Sayarken
İşin içine arkadaşlarım girmeye başlayınca, sohbetin rengi de değişti tabii. Sonra biri, “Türkiye’deki en gollü maç dediğinizde akla gelen maçları sayalım” dedi. Ben de hemen atladım: “Bak, 1994’teki o 7-4’lük Çorumspor-Beylerbeyispor maçını unutma.” Gözlerimizde bir parlama… “Hadi ya, bunu izledik mi?” dedik. Benim hafızam, bazen çok güçlüdür ama bazen de tam tersi. Neyse ki, internet sağ olsun, hemen açtım ve o muazzam maçı tekrar izlemeye başladık. (Bu arada 7-4 de ne demek ya, rakamları yazarken bile dikkatimi dağıtıyor.)
Futbolun tam ortasında bir galaksi gibi dönüp dururken, arka planda bana gelen sesler de yavaşça gelişmeye başladı:
– Abi bu nasıl bir maç, bu kadar gollü olmasına rağmen, kimse savunma yapmıyor ki!
– Fark etmedin mi, o zamanlar savunma yapmadılar ama defans, defans gibi değildi.
– Bunu kimse izlememiştir, aslında bu maç cidden fazla eğlenceli.
Bir yandan da “Ya, tamam, gerçek bu. Türkiye’deki en gollü maç hala bu! 11 gol, 11 hikaye” diye düşünüyorum. Ama tabii, maçın tarihi hakkında sadece bilgi sahibi olmakla bitmiyor. Futbolun bazen bize sunduğu absürd komediler, tam olarak bu gibi maçlarda, her şeyin gösterisidir.
Gollerin ve Topun Çılgın Dansı
Futbolun gollerle süslenmiş bu sahneleri bazen nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Takımlar savunmadan çok, gole gitmeyi hedefliyordu. Hani dedik ya, bazı maçlar vardır. Bir anlık korku vardır ve savunmaya yapılan her müdahale tam bir komediye dönüşür. Hakem bile bazen “Yahu, bu kadar gol atıldı, zaten işimi kolaylaştırmayın” modunda olur. İnanın, her zaman hakemin moralini bozan bir şeyler olur. Bu, Türkiye’nin en gollü maçlarına dair gözlemlerimden biridir.
Türkiye’deki en gollü maç tam da işte bu tür bir maçtır. Her şeyin doğasıyla oynamaya çalışan, her fırsatta “Bir gol daha!” diye bağıran, gollerle değil de topun etrafında dönerek kaybolan oyuncuların sahneleridir. Düşünsenize; savunma oyuncusu önde, forvet arkada, ama kaleciler hala topun yavaşça gol çizgisine gelmesini bekliyor.
Bu maçlarda, her gol sonrası bir arkadaşım şunu der: “Ya sen bunun ne kadar zamanla bitmesi gerektiğini biliyor musun?” Tabi ki, o zamanlar ben, “Kardeşim bir futbol maçı 90 dakika, bu kadar basit” diye cevap verirdim. Ama zamanla gerçekten şüphe etmeye başladım.
1994’teki 7-4 Maçı ve Daha Fazlası
Türkiye’deki en gollü maç konusu açıldığında, belki de Çorumspor ile Beylerbeyispor arasındaki 7-4’lük bu maç hemen akla gelir. 1994’te oynanmış bu maç, gerçekten futbolun bir gösterisi gibi oldu. Bir taraf 7 gol attı, diğer taraf 4 golle karşılık verdi. Fakat bu 7-4’lük skora rağmen, hala hafızalardan silinmemiş olan bir şey vardır: O maçta savunmanın olmaması.
Tabii, bu gol yağmurunun bir tür kaos olduğunu unutmayalım. Futbol maçı dediğimizde, sadece topu değil, aynı zamanda oyuncuların ruh halini de izleriz. Sanki maç bir espri programı gibi geçiyor. Öyle düşünün: Her gol, kahkahalarla izlenir, herkes coşar. Şu şarkıyı açıp izlerseniz, golleri sayarken hala gülümsersiniz.
Bir Sonraki Gollü Maç
İzlediğiniz maçlarda, o anlarda gerçekçi olmak gerekirse, Türkiye’deki en gollü maç da olsa, bazen aklımızda kalan asıl şey, topun nereye gittiği değil, topun nasıl bir şekilde bize ulaşacağıdır. Yani, goller, sadece oyuncuların değil, bizim de bir tür gösterimiz olur. Sadece maçı izlerken değil, hayatı da bu şekilde izleriz.
Sonuç Olarak…
Türkiye’deki en gollü maç, aslında sadece bir maç değil, aynı zamanda bizim topluca yaşadığımız anlar gibi. Birlikte güldüğümüz, hep bir ağızdan “Yine gol oldu!” dediğimiz her an, aslında o maçın içindeyizdir. İzlediğimiz futbol ve yaşadığımız anlar ne kadar hızlı geçse de, o maçların birer “gollü” gösteri gibi bizim hafızamızda kalacağını unutmamak gerek.
Öyleyse, bir dahaki maçta gollerle dolu yeni bir anı biriktirirken, Türkiye’nin en gollü maçlarının aslında ne kadar eğlenceli ve içsel anlam taşıdığını hatırlayın. Hem, şunu unutmayın: Goller ne kadar çok olursa, kahkahalar da bir o kadar bol olur.